“`html
Rekor Hisse Senedi Fiyatları: Siyasetin Değil, Piyasa Dinamiklerinin Ürünü
ABD ve Japonya borsaları tarihi zirvelerde seyrederken, bu durum siyasetçilerin başarısına değil, piyasanın kendi dinamiklerine dayanmaktadır. Uzmanlar, özellikle ABD’de hisse değerlemelerinin aşırı yüksek olduğunu vurguluyor.
Trump: “Yanlış Yapmıyoruz”
ABD Başkanı Donald Trump, Japonya’nın yeni başbakanı Sanae Takaichi ile gerçekleştirdiği görüşmeden sonra, “Hem bizim hem de Japonya’nın borsası tarihi rekorlara ulaştı. Bu, doğru şeyler yaptığımızın bir göstergesi,” ifadelerini kullandı.
Gerçekten de her iki ülkenin borsa endeksleri rekor seviyelere çıkmış durumda. Ancak bu durumun liderlerin ekonomik başarılarının bir yansıması olduğunu söylemek zordur. Son yüzyılda sadece üç ABD başkanı — Roosevelt, Truman ve Ford — dönemlerinde borsa rekoru yaşanmamıştır.
Japonya’da ise durum daha çarpıcı. 1990 yılından bu yana 15 başbakan, borsa rekorunu göremeden görev sürelerini tamamladı. Ancak Takaichi henüz görevinin ilk haftasında olduğundan, Japonya’daki yükselişi siyasete atfetmek için erken.
Piyasalar Siyasetten Bağımsız Hareket Ediyor
ABD ve Japonya’daki liderlerin “şanssız” olarak adlandırılmalarının ardında, göreve geldikleri dönemde borsaların zaten düşüşte olması yatmaktadır. Tarihsel olarak, borsadaki orta vadeli getirilerin en önemli belirleyicisi hisselerin satın alındığı fiyat olmuştur.
Uygun fiyattan alınan hisseler yüksek getiriler sağlarken, piyasanın pahalı olduğu dönemlerde yatırım yapanlar uzun yıllar boyunca yeni zirveler göremezler — Japonya’nın 1990 sonrası “kayıp 30 yılı” bunun bariz bir örneğidir.
ABD Hisseleri: “Tarihsel Olarak Yüksek Fiyatlandırmalar”
ABD şirketleri güçlü bilançolar açıklarken bile, hisse senedi değerlemeleri tarihsel ortalamaların çok üzerindedir.
Ekonomist Robert Shiller tarafından geliştirilen CAPE oranı (döngüsel düzeltilmiş F/K oranı), 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana ilk defa 40’ın üzerine çıktı. Bu oran, şirketlerin hisse fiyatlarının kârlarına göre ne kadar pahalı olduğunu gösteriyor.
Yatırım devi Vanguard ise ABD borsalarının “gerçek değerlerinin çok üzerinde” işlem gördüğünü belirtmektedir. Şirketin küresel araştırma direktörü Qian Wang, önümüzdeki on yılda ABD hisselerinin” diğer ülkelere kıyasla daha zayıf bir performans sergileyeceğini ifade ediyor ve bunun nedeni olarak “değerlemelerin yerçekimi gibi uzun vadede getirileri aşağı çekeceğini” söylüyor.
ABD ile Dünya Arasında Büyük Değerleme Farkı
ABD borsaları, özellikle teknoloji hisselerinin etkisiyle, diğer dünya piyasalarına kıyasla giderek pahalı hale geliyor.
S&P 500 endeksi ile dünyanın geri kalanını temsil eden MSCI Dünya Endeksi arasındaki fark son yıllarda tarihi boyutlara ulaştı. Bu fark yalnızca “Muhteşem Yedili” olarak bilinen büyük teknoloji şirketlerinden değil, genel piyasa yapısından kaynaklanmaktadır.
Citigroup verilerine göre, ABD’nin CAPE oranı 43,7 seviyesinde, bu da onu neredeyse Hindistan ile eşdeğer hale getiriyor. Buna karşın, Japonya, Avrupa ve birçok gelişen piyasa borsası oldukça ucuz kalıyor. ABD hisseleri ayrıca temettü verimi açısından da en düşük seviyelerde bulunuyor; yatırımcılara nakit getirisi en az burada sağlanıyor.
Japonya’da Fırsatlar, ABD’de Riskler Mevcut
Küresel yatırım bankaları, mevcut değerlemelere bakıldığında ABD hisselerinden çıkıp diğer piyasalara yönelmenin mantıklı olacağını vurguluyor. Özellikle Japonya, defter değerine göre ucuz görünmekteyken, Başbakan Takaichi bu fırsatları kalıcı büyümeye dönüştürmek için reformlar üzerinde duruyor.
Deutsche Bank’ın uzun vadeli varlık getirileri raporuna göre, hisse fiyatları uzun vadede ülkelerin nominal GSYH artışıyla paralel hareket etmektedir. Yani ekonomik büyüme hızının artmasıyla birlikte, hisse fiyatları da uzun vadede yükseliş göstermektedir. Bu nedenle borsa rekorlarının, kısa vadeli politikalarla değil, uzun vadeli ekonomik performansla ilişkili olduğu öne sürülüyor.
“Muhteşem Yedili”nin Etkisi ve Yapay Zeka Dalgalanması
Borsalardaki rekorların büyük bir kısmı, teknoloji devlerinin yükselişine atfedilmektedir. “Muhteşem Yedili” — Microsoft, Apple, Alphabet (Google), Meta, Amazon, Nvidia ve Tesla — S&P 500’ün 2022 sonundan itibaren yaşadığı artışın yarısından fazlasını oluşturmaktadır.
Bu şirketlerin kâr artışları, genel ortalamanın iki katı civarındadır. Ancak büyüme hızlarının yavaşlaması, piyasalarda “yeni bir dot-com balonu mu yaşıyoruz?” sorusunu gündeme getiriyor.
Uzmanlar, 1990’lardaki dot-com şirketlerinden farklı olarak bu devlerin gerçek kâr ürettiğini belirtmektedir. Ancak yapay zeka yatırımlarının maliyetleri hızla artıyor. HSBC verilerine göre, bu dev şirketlerin 2025’te sermaye harcamalarının (capex) 350 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor — bu miktar neredeyse Mısır’ın yıllık GSYH’si ile eşdeğer.
Yapay Zeka Yatırımları Yayılıyor
Yapay zeka dalgası, sadece büyük teknoloji firmalarıyla sınırlı kalmayarak geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Advanced Micro Devices (AMD) ve OpenAI iş birliği ile yeni altyapı yatırımları yapılırken, Broadcom da bu sürece dâhil olmaktadır. Bu gelişmeler, AI yatırımlarının yalnızca “Muhteşem Yedili” ile sınırlı olmadığını, daha geniş bir kurumsal tabana yayıldığını göstermektedir.
Uzmanlar, şirketlerin öncelikle altyapıya yatırım yaparak ardından bu teknolojiden kâr elde etmeye çalışacaklarını ifade ediyor. Ancak bu süreç, hisse fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerini ne derece destekleyebileceği konusunda belirsizlikler yaratıyor.
Sonuç: Piyasalar Siyasetten Bağımsızdır
Uzmanların görüşüne göre, borsalarda yaşanan rekorlar, piyasa döngülerinin bir sonucudur ve siyasetin etkisinden bağımsız olarak şekillenmektedir. Hisse fiyatlarının seviyeleri, herhangi bir liderin döneminden çok daha uzun süreli ekonomik dinamiklere bağlıdır.
ABD piyasaları şu anda tarihsel olarak aşırı değerlenmiş, Japonya ise olasılığı yüksek bir potansiyele sahip ve görece ucuzdur. Uzun vadede başarılı olanlar, siyaseti değil, fiyatları doğru değerlendiren yatırımcılar olacaktır.
Kaynak: Bloomberg Opinion
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından hazırlanan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Daha fazla bilgi için bize e-posta gönderebilirsiniz: [email protected]
“`