Orta koridor ve Türkiye için stratejik önemi…

orta koridor ve turkiye icin stratejik onemi 4mrYqc7G

“`html

Küresel Ekonomide Yeni Dönem: Orta Koridor’un Yükselişi

Küresel ekonomi, son yıllarda geçirdiği çeşitli krizlerle adeta alt üst oldu. Pandeminin yol açtığı konteyner krizi ve bir geminin Süveyş Kanalı’nı kapatmasının yarattığı uzun süreli ticaret duraklaması, Rusya-Ukrayna savaşının kuzey ticaret yollarını tahrip etmesi, tedarik zinciri sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Bu karmaşık global ortamda, Asya ile Avrupa’yı güvenli, hızlı ve etkin bir biçimde bağlaya bilen “Orta Koridor”, sadece bir alternatif değil, aynı zamanda ana ticaret yolu olma yolunda önemli bir adım atıyor.

Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR) Başkanı Tuğrul Günal, Türkiye’nin bu yeni iktisadi dengede hayati bir konumda bulunduğunu vurguluyor. Günal, “Orta Koridor, Türkiye’yi yalnızca bir transit ülke olmaktan kurtarıp, küresel ticaretin planlanması, yönetilmesi ve değer eklenmesi bakımından merkezi bir noktaya dönüştürecek önemli bir değişim fırsatı sunmaktadır.” diyerek, coğrafi avantajların ötesinde akıl, teknoloji ve stratejik vizyon ile Türkiye’nin jeopolitik ve ekonomik kaderini değiştirme potansiyelini ifade etti. Ayrıca, Günal, “Dünya, tekelci yaklaşımlarının risklerini acı bir şekilde yaşadı. Şimdi ise büyük şirketler ve ülkeler tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye ve bölgesel ağlar oluşturmaya yöneliyor. Türkiye, Asya ve Avrupa arasındaki bu kritik ticaret yolunun merkezinde yer alarak, sadece malları değil, aynı zamanda lojistik planlamayı, veri paylaşımını ve yüksek değerli hizmet üretimini de yönetebilecek bir merkez haline gelebilir.” şeklinde yorum yaptı.

Orta Koridor’un Rekabet Üstünlüğü

Orta Koridor’un yükselişi, mevcut rakiplerinin sıkıntılarından kaynaklanıyor. Tuğrul Günal, alternatif koridorların durumunu şu şekilde değerlendiriyor: “Kuzey Koridoru, jeopolitik riskler ve yaptırımlar sebebiyle artık güvenilir bir seçenek değil. Güney hattı ise uzun mesafesi dolayısıyla ciddi maliyet kaybına yol açıyor.” Orta Koridorun avantajları ise zaman, maliyet ve güvenlik olmak üzere üç önemli noktada toplanıyor.

Günal, zamanın avantajının sadece birkaç günü kazanmak değil, çok daha fazlası olduğunu belirtiyor: “Tedarik zincirlerinde zaman, aynı zamanda stok ve sermaye anlamına gelir. Bir ürünün deniz yoluyla 40 gün yerine karayolu ile 15 günde hedefe ulaşması, firmaların milyonlarca dolarlık sermayelerini stokta tutmalarını engeller ve daha esnek bir yönetim sağlar. Bu durum, hızlı tüketim çağında kıymetli bir rekabet avantajı sunmaktadır.”

Maliyetlerin genellikle yanlış anlaşıldığına dikkat çeken Günal, “Navlun ücreti yalnızca bir konteynerin maliyetini temsil etmez. Toplam maliyet, sigorta, stok taşıma maliyetleri ve olası gecikmelerden kaynaklanan riskleri de içerir. Orta Koridor, daha kısa ve güvenli yapısı sayesinde bu gizli maliyetleri minimize etme potansiyeline sahiptir.” şeklinde ifade etti.

Zengezur Koridoru ve Doğu Anadolu’nun Yükselişi

Projeye dair en etkileyici gelişmelerden biri, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanacak. Zengezur Koridoru’nun tamamlanması, bölgenin ekonomik kaderini değiştirmekte olan bir “oyun değiştirici” olarak değerlendiriliyor. Tuğrul Günal, “Zengezur bağlantısı Doğu Anadolu’yu, Asya’nın kapılarını açan bir ticaret merkezine dönüştürecektir.” diyerek bu bağlantının potansiyelini özetledi.

Bu dönüşüm yalnızca lojistik alanında değil, tüm bölgenin gelişimi için de büyük önem taşıyor. Günal, “Bölgede inşa edilecek modern lojistik merkezler ve tarımsal ürünler için kurulacak soğuk zincir sistemleri, Kars peynirinden Iğdır kayısısına kadar birçok ürünü doğrudan Avrupa’ya ulaştırma imkanı sağlayacak.” diye belirtti. Ayrıca, “Bölgedeki hafif sanayi tesisleri, paketleme merkezleri ve kalite kontrol laboratuvarları için büyük bir potansiyel mevcut. Bu, genç nüfusun nitelikli iş gücü olarak gelişimi için de oldukça önemli fırsatlar yaratacaktır.” dedi.

“Geçiş Ücreti” Değil, “Değer Üretimi”

Peki, Orta Koridor Türkiye ekonomisine ne tür katkılar sağlayacak? Günal, bu sorunun yanıtının vizyonun genişliği ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor. “Eğer kendimizi yalnızca kamyonların ve trenlerin geçtiği bir ülke olarak konumlandırırsak, elde edeceğimiz gelir transit geçiş ücretleri ile sınırlı kalır. Bu, potansiyelin yalnızca küçük bir kısmını kullanmak demektir.” şeklinde konuşuyor.

Asıl hedef, Türkiye’yi tedarik zincirinin değerli halkalarının üretildiği bir merkez haline getirmek olduğunun altını çizen Günal, “Liman ve terminal hizmetleri, antrepoculuk, sigorta ve finansman gibi işlemler, asıl potansiyeli ve stratejik gücü oluşturuyor.” ifadelerini kullandı. Günal, bu akıllı modelin sadece hacimsel büyüme değil, niteliksel bir sıçrama yaratacağını ve cari açığın kalıcı olarak dengelenmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

Bu vizyon, Türkiye’yi uluslararası yatırımcılar için çekici bir lokasyon haline dönüştürebilir. Günal, “Çok uluslu firmalar tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve üretim merkezlerini pazarların yanına getirmek istiyor.” diyerek, Türkiye’nin şeffaf, dijital altyapıya sahip bir Orta Koridor ile bu şirketler için ideal bir merkez haline gelebileceğini sözlerine ekledi.

Başarı İçin İki Temel Anahtar

Peki, Türkiye bu büyük vizyonu gerçekleştirmeye ne kadar hazır? Günal, önemli altyapı yatırımlarını değerlendirse de, potansiyeli tam olarak karşılamak için kritik eksiklerin olduğuna dikkat çekiyor. “Demiryollarında farklı hatlar arası entegrasyonu sağlamalı ve kesintisiz blok tren kapasitesini artırmalıyız. Limanlarımızı, yükü hızla iç bölgelere ulaştıracak kuru limanlarla daha verimli hale getirmeliyiz.” diyerek, bu geçiş yollarının önemini vurguladı.

Günal, acil olarak dijital omurga kurulumlarının da gerekiyor. “Tek pencere gümrük sistemleri ve tüm paydaşların anlık veri paylaşabildiği platformlar, bu hattın etkin işleyişi için kaçınılmaz.” diyerek dijitalleşmenin projenin temel unsuru olduğunu belirtti.

Bu büyük projenin başarısında en önemli etken ise koordinasyondur. Günal, farklı kurumların kendi öncelikleriyle hareket ederse verimliliğin sağlanamayacağını ve “Bakanlıklar, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünyadan oluşan bir ulusal koordinasyon kurulu, strateji geliştirmek için yaşamsal öneme sahiptir.” dedi.

İnsan ve Teknoloji Odaklı Bir Yönetim Anlayışı

Sonuç olarak Tuğrul Günal, Orta Koridor projesinin yalnızca bir fiziksel yapı değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç duyduğunu vurguladı. “En modern terminalleri inşa edebilirsiniz; fakat çalıştıracak yetkin bir insan kaynağınız yoksa bu altyapı atıl kalır.” dedi.

Türkiye’nin veri analitiği, yapay zeka tabanlı planlama ve sürdürülebilirlik konularında insan kaynağını geliştirmesi gerektiğini ifade eden Günal, bu vizyonu hayata geçirmenin anahtarının insan ve teknolojiyi merkeze almak olduğunun altını çizerek sözlerini tamamladı. Bu hedefler gerçekleştirildiğinde, Orta Koridor, Türkiye’yi yalnızca bir coğrafi köprü değil, küresel ticaretin merkezi haline getirecek önemli bir projeye dönüşebilir.

Orta Koridor Nedir?

Orta Koridor, Çin’den başlayıp Orta Asya ve Hazar Denizi üzerinden Kafkasya’yı geçerek Türkiye ve Avrupa’ya uzanan önemli bir ticaret ve ulaştırma güzergahıdır. Bu güzergah, Çin’in küresel “Bir Kuşak, Bir Yol” stratejisinin bir bileşeni olarak değerlendirilmektedir. Özellikle demiryolu ve karayolu taşımacılığını geliştirerek Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin hızını artırmayı hedeflemektedir. Kuzeydeki Rusya rotasına alternatif olarak öne çıkan Orta Koridor, Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan’a ulaşmayı, oradan Gürcistan’ı geçerek Kars-Tiflis-Bakü demiryolu aracılığıyla Türkiye’ye ve Avrupa’ya devam etmeyi amaçlıyor. Böylece ulaştırma süreleri kısalırken, güzergah üzerindeki ülkelerin ekonomik entegrasyonu da sağlanacaktır.

Zengezur Koridoru Nedir?

Zengezur Koridoru, daha dar bir coğrafyayı kapsamakla birlikte stratejik açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu koridor, Azerbaycan’ın ana toprakları ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında, Ermenistan’ın güneyinden geçerek kara ve demiryolu bağlantısı kurmayı hedefliyor. Azerbaycan için bu koridor, Nahçıvan’a ve oradan Türkiye’ye güvenli erişim imkanı sağlarken, Türkiye için, Nahçıvan üzerinden Azerbaycan ve tüm Türk dünyasına kesintisiz bir transit yol oluşturulmasında kritik bir öneme sahiptir.

KAYNAK: ANALİZ GAZETESİ

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir