DEÜ’ye ikinci hayvan laboratuvarı açılmasına tepki: Bedenlerimizi bilim ve eğitim amaçlı değerlendirilmek üzere kadavra olarak bağışlıyoruz

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ikinci hayvan deneyi laboratuvarının açılmasının ardından Mülkiye İzmir Hayvan Hakları Grubu basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Biz irademizle kendi bedenlerimizi bilim ve eğitim amaçlı değerlendirilmek üzere kadavra olarak bağışlıyoruz. Bir sömürü biçimi olan hayvan deneyleri vahşetinden vaz geçilmesini talep ediyoruz. Tüm duyarlı çevrelerle birlikte konunun takipçisi olacağız, her oluşumu ve herkesi bu konuda dayanışmaya davet ediyoruz” denildi. 

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ikinci hayvan deneyi laboratuvarı açıldı. Mülkiye İzmir Hayvan Hakları Grubu, hayvan deneylerine “hayır” demek için basın toplantısı düzenledi. 

Grup, açıklamayı üniversitenin rektörlüğü önünde yapmak istedi ancak polis engel oldu. Yer tartışmasının ardından açıklama Fransız Kültür Merkezi’nin önünde yapıldı.  

Açıklamada, şunlar söylendi: 

“Her yıl dünyada 100 milyondan fazla hayvan deneylerde kullanılmakta, bununla beraber hayvanlarda başarılı olan deneylerin yüzde 90’dan fazlası insanlarda başarısız olmuştur. Bir başka açıdan da insanlarda başarılı olabilecek deneyler, hayvanlarda başarısız sonuç vermektedir. Bu da birçok tedavi fırsatının kaçırılmasına neden olabilmektedir. Kaldı ki uzun yıllar süren hayvan deneyleri, maddi yüklerin ötesinde olası tedavi süreçlerin de gecikmesine neden olmaktadır. Örneğin ABD Ulusal Kanser Enstitüsü 11’inci Başkanı Dr. Richard Klausner, kanser araştırmaları tarihinin, farelerde kanseri tedavi etme çabasının tarihi olduğunu, onlarca yıl önce farelerde kanseri tedavi ettiklerini, ama bunun insanlarda işe yaramadığını söylemiştir. Yine hayvanlarda başarılı sonuç veren ilaçların yan etkilerinin insanlarda felaketler doğurduğu da gözlemlenmiştir. Hayvanlarda olumlu sonuç doğuran bir ilaç, hamile kadınlarda eksik organlı çocukların doğmasına, yine romatizma için kullanılan bir diğer ilacın ileri aşamalarda kalp hastalıklarına ve yaygın ölümlere yol açtığı görülmüştür.

“Birçok aşı, ilaç ve tedavi alternatif deneylerle geliştirilmiştir”

Oysa ki birçok aşı, ilaç ve tedavi alternatif deneylerle geliştirilmiştir. Sıtma, tifo, sarı humma, çocuk felci aşısı, penisilinin bulunuşu, prostat ve meme kanseri için hormon tedavisi bunların başlıcalarıdır. Bugün artık biyoloji, tıp, veterinerlik alanlarında alternatif deneyler üst seviyede gelişmiş bulunmaktadır. Kök hücre ile üretilmiş dokular üzerinde deneyler, insan doku örnekleri üzerinde yapılan testler, mikrodoz uygulamaları, radyolojik cihazlardaki ilerlemlerle hastalıkların vücut içerisinde gelişmelerin takip edilmesi, yapay zekâ, beraberinde bilgisayar modelleri ve simülasyonları önemli ve etkili alternatif yöntemlerdir. Alternatif yöntemlerin gelişimi ile beraber hayvan deneylerinin azalma eğilimi içine girdiğini görüyoruz.

“İşkenceye maruz kalmaları, öldürülmeleri kabul edilemez”

Biz bu konuya özellikle hak ve etik açısından bakılması gerektiğini düşünüyoruz. İnsan, doğanın ve hayvanların egemeni değil paydaşıdır. Hayvanların mal olarak görülmeleri, sömürülmeleri, iradeleri dışında deneyde kullanılmaları, işkenceye maruz kalmaları, öldürülmeleri kabul edilemez. Aynı şekilde üniversitelerde eğitimde de hayvanların kullanılmaması gerektiği gibi, öğrenciler de, etik eğitim hakkı ilkesi gereği hayvan deneyleri konusunda zorlanamaz. Dünyada birçok üniversitede olduğu gibi ülkemizde de Aksaray Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi hayvan deneyini kaldırmıştır. Dönemin Aksaray Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı, Prof. Dr. Mustafa Cemal Darılmaz’ın dediği gibi buradaki en önemli amaç canlıları korumaktır. Bir araştırma veya çalışma yaparken canlı hassasiyetini ve hayvanların da bizim gibi benzer duyulara sahip olduğunu öğrenerek yetişmemiz gerekiyor. Onları laboratuvar materyali olarak görmememiz gerekiyor. Dünya genelinde birçok ülkede bakanlıklar benzer kararları almış durumda.

“Bilginin, bilimin geliştiği bu dönemde çağdışı kalmış hayvan deneylerinden vazgeçilmeli”

Ülkemizde 120’den fazla Hayvan Deney Laboratuvarı bulunmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi 10 kilo üstü hayvanlara yönelik ikinci laboratuvarını yapmaktadır. Bilginin, bilimin geliştiği bu dönemde çağdışı kalmış hayvan deneylerinden vazgeçilmeli, hayvan deney laboratuvarları alternatif bilimsel araştırma laboratuvarlarına dönüştürülmelidir. Biz irademizle kendi bedenlerimizi bilim ve eğitim amaçlı değerlendirilmek üzere kadavra olarak bağışlıyoruz. Bir sömürü biçimi olan hayvan deneyleri vahşetinden vaz geçilmesini talep ediyoruz. Tüm duyarlı çevrelerle birlikte konunun takipçisi olacağız, her oluşumu ve herkesi bu konuda dayanışmaya davet ediyoruz.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*